Yaprak kokan duvarlarında , güçlü çam ağaçları yükselirdi. Güneş vurduğunda kızıl renge bürünürdü gök yüzü... Bazen ufka bakardı boşluktaki gözlerim yıldızlar etrafımda pervane olurlardı. Yaprak kokan duvarlarında , çam ağacları yükselirdi. Dokunduğumda o kavruk toprağa ellerim, acı,nefret,kin,aşk,neşe, tüm duygular yüzüme yansırdı istem dışı ve ben buna gülerdim,kendimi anlamışcasına...Kulaklarım dinlerdi sessiz çalışını şu kapıda asılı çanların ve rüzgarın sessiz esintisi okşardı seyrek saçlarımı inceden inceye.Gözlerimi kapatır dokunarak yürürdüm yaprak kokan duvarlarında ve çam ağaçları yükselirdi kaygısız kalbimin topraklarında...
Vazgeçmek nedir? Aklının iplerinden sıyrılıp bir köşede deli gömleğinizi üstünüze geçirip susmak... Dilinizi yutmak mesela.. Hayatınıza dair mutlulukların bir halüsülasyon olduğunuzu öğrendiniz mi? sevginin kullanıldığını insanın kalpten nasıl yıkıldığını? Duygusal olanlar bilirler ama mantığını kullananlar da gülerler bu sözlere eminim... Moral denilen şeyin sıfırın altında olduğu bir anı yaşıyorum aklım buz tuttu.. bilirsiniz kuzeyin soğu fena çarpar öyle bir buz... Yüreğim üşüdü... Aşk sandığım şeye gelince, tamamen UMRUMDIŞI...
UZAKLARA GİTMEDEN SON BİR GÜLÜŞ SON BİR POZ... RESİMLER KALIYOR YADİGAR... BİR YOL VAR ŞİMDİ UCU BUZAĞI GÖRÜLMEYEN GİDİYORSUN YOLLARIAN KAR DÜŞÜYOR... SESLENİYORUM ARDINDAN ÇIĞLIĞIM DONUYOR... GİDİYORSUN BENSE BUZ KESMİŞ ADIMLARINA BAKIYORUM... HER ADIMINDA BİR KARDELEN FİLİZLENİYOR..
Söze direk giriyorum sanırm aklımın sınırlarının ötesinegeçtimdelirdim.. Yazı yazan tarafım başka kısa birsüreliğine aklım başımda.. Mutlu olmak bazen hatta çoğu kez düşlemekten geçer, o düşler ki iç ısıtır buzdan kalıplaşmış umutsuz geleceğe inat.. Bende bakıyorum şimdi o buz kalbınagüneş değmiyor, güneş hiç doğmayacak belki yüreğimin kıyametindeyim.. Yüreğimde açılan kara deliğe ne düşse karanlığımda kayboluyor yetmiyor kapatmaya o boşluğu.. Arabekse mi vurdum çok mu acıların çocuğu oldum!! hiç birisi elbette!!.. "Ben Türk oldum " ve böyle başlası ezam.. Eza diyorum neler giydiryorlar üstümüze, nelerle yük oluyorlar yüreklerimize ..Yetinmeye çalıştıklarımız yetinemediklerimiz olup yara bağlıyor hemde kabuk tutmayanından.. Kızınca çok kızınca dolu dolu sövüyorum, solumdaki melek dürtüklüyor yapma diye.. Haneye bir günah daha.. Cennet çok mu uzağımda???